Aslı wollte dem Stadtleben für kurze Zeit entfliehen. Sie beschloss, in das alte Dorfhaus zu fahren, das sie von ihrer Familie geerbt hatte und in dem seit Jahren niemand mehr gewohnt hatte. Sie nahm Tulum mit. Die Luft war kühl, aber der Himmel strahlend blau. Während der ganzen Fahrt schaute Tulum aus dem Fenster und miaute den vorbeiziehenden Bäumen hinterher.
Als sie das Dorfhaus erreichten, wirkte es von außen zwar ruhig, doch innen schien es, als hätte es auf sie gewartet. Steinmauern, Holzbalken und alte Holztreppen … Alles hatte der Zeit getrotzt. Aslı räumte das Haus auf, während Tulum jeden Raum beschnupperte und erkundete. Doch die alte, verschlossene Holztür hinter dem Haus zog ihre Aufmerksamkeit auf sich. Über der Tür befanden sich seltsame Symbole, die an altes Skandinavisch erinnerten.
O gece, yağmur yağmaya başladı. Tulum, cam kenarına geçip gecenin karanlığına bakarken birden irkildi. Bir baykuş! Ama sıradan bir baykuş değildi. Gözleri altın gibi parlıyor, sürekli Aslı’nın kaldığı odaya doğru bakıyordu.
Sabah Aslı, köyde yaşayan yaşlı bir kadına rastladı: Elif Nine. Aslı, evin geçmişini sorduğunda, Elif Nine gözlerini kıstı:
“Orası yıllar önce bir iyileştiricinin evidir. O kapının ardında, şifa getiren gizli bir oda vardı. Ama onu açmak cesaret ister. O baykuş, koruyucusudur. Herkese görünmez.”
Aslı o gece cesaretini topladı. Baykuş tekrar camdaydı. Tulum ona yaklaştığında, baykuş başını eğdi. Tam o an, kapının üzerindeki semboller hafifçe parladı. Aslı kapıya elini uzattı. Kapı yavaşça açıldı…
İçerisi loştu ama duvarlarda eski kitaplar, cam şişeler, bitki örnekleri vardı. Ortadaki masada eski bir defter duruyordu. Defterde, o eve gelen insanların yaşadığı ruhsal dönüşümler, iyileşmeler yazılıydı. Ve son sayfada şu cümle:
„Wahre Heilung beginnt, wenn man furchtlos sein Herz öffnet.“
Tulum deftere patisiyle dokunduğunda, duvarda asılı duran kuru lavanta demetleri canlandı, evin içi ılık bir ışıltıyla doldu.
O günden sonra Aslı köye düzenli gelmeye başladı. Elif Nine ona eski bitkisel karışımları öğretti. Tulum, baykuşla dost oldu. Gece olunca birlikte çatıda oturup gökyüzünü izler oldular.
Ve artık o ev, sadece eski bir taş bina değil; Aslı, Tulum ve geçmişle geleceğin birleştiği gizemli bir yuva haline geldi.

